Ünlülerin en ilginç okul anıları...


BERGÜZAR KOREL: Sahneye düştüm, seyirci koptu. Konservatuvar ikinci sınıftayken oyunun başlamasına bir dakika kala perdenin arkasındaki ipe takıldım. O koca ip koptu ve sahneye düştüm. Seyirciler çok gülmüştü.


YONCA EVCİMİK: Bizi otobüsten attılar. Biz lisedeyken Fenerbahçe’de oturuyorduk. Okulum da Taksim’deydi. Karşıya geçmek için hep otobüse binerdim. Otobüste de hep arkadaşlarımla güler şakalaşır, herkesi rahatsız ederdik. Bir gün yine otobüsteyken fazla gürültü yapınca bizi kolumuzdan tutup yarı yolda aşağı atmışlardı.


KEREM ALIŞIK: Babam “Cezalandırın bunu” dedi. Yatılı okulda arkadaşlarla kavga etmiştik. Müdür eve gitmemi yasaklamıştı. Babam okula gelince çıkacağım ümidiyle hazırlanmaya başladım. Sonra öğrendim ki babam müdüre “Cezalandırın ve eve göndermeyin” demiş.


İPEK TUZCUOğLU: Aşıdan çok korkardım. Ben aşıdan çok korkardım, okulda aşı yapılacağını duyar duymaz kendimi dışarı atar, her seferinde mutlaka kaçardım. Öğretmenlerimden bu yüzden çok azar işitmişimdir.


İPEK TENOLCAY: Babamı görünce şiirimi unuttum. İlkokul birinci sınıftayken, öğretmen törende şiir okumamı istedi. Günlerce çalıştım, şiiri ezberledim. O sıralarda babam, ıstanbul dışındaydı ama törene geldi. Babamı görünce her şeyi unuttum. Çok utanmış, bir ay teneffüse çıkmamıştım.


ESRA GÜRSOY: ikizimle sınıfları değiştirdik . Benim tek yumurta ikizim var ama onunla ayrı okullardaydık. Bir gün canımız sıkıldı, yer değiştirdik. Ben onun okuluna, o da benimkine gitti, birbirimizin dersine girdik. Arkadaşlarımız durumu biliyordu, ama öğretmenler habersizdi. Gün sonuna kadar da hiçbiri değişikliği fark etmedi.


ESRA ERON AŞIK: Odada kilitli kalınca camdan çıktım. Bir sömestr tatilinde okul arkadaşlarımla birlikte Uludağ’a gittim. Odalarımız da otelin birinci katındaydı. Nasıl olduysa kilit bozuldu, odada kilitli kaldık. Biz de pencereden dışarı çıktık. Durumu anlatıp yukarı birini göndermelerini istediğim otel görevlileri camdan çıktığımızı duyunca şoke olmuşlardı.


DOĞA RUTKAY: İnadım başıma iş açtı. Ben çok disiplinli bir okulda okumuştum. Ama inatla kıyafet disiplinine uymazdım. Örneğin beyaz gömlek giymem gerekirse ben gidip sarı gömlek seçerdim. Ama bu inat başıma iş açtı, bir gün sırf bu yüzden ceza aldım ve akşama kadar kayıp eşya odasında bekletildim.


MERVE SEVİ: Çiçek yüzünden okuldan atılacaktım. Lise son sınıftayken, okul çıkışında kapıya biri tarafından benim adıma bir çiçek bırakılmıştı. Müdürümüz çok kızmıştı. Kimden geldiğini bilmediğim o çiçek yüzünden az daha okuldan atılıyordum.


NESLİHAN YARGICI: Yaramaz bir kızdım. Biz rahibelerle okuduk. Bu yüzden de ortam çok disiplinliydi. Bizi erkeklerden bir saat önce çıkarırlardı okuldan. Biz de kaldırımda bekler, erkeklere özel eşyalarımızı atar, çok eğlenirdik!


MÜJDE AR: Öğretmeni inat kaşlarımı kazıdım. Ben Fatih Kız Lisesi’nde okudum. O yıllarda, okulda adım “deli”ye çıkmıştı. Çok başarılı bir öğrenciydim. Dokuz aldığımda, kağıdımın 10’luk olduğuna inanıp öğretmenle kavga ederdim. O yıllarda aynaya fazla bakmazdım ve arkadaşlarım yapsa da, ben kaşlarımı almazdım. Bir gün beden eğitimi öğretmenimiz “Kaşlarını neden alıyorsun?” diye tutturdu. Ertesi gün protesto etmek için kaşlarımı jiletle kazıyıp gittim okula. Deli unvanım oradan geliyor!


NÜKHET DURU: Okulu kırdım, öğretmene yakalandım. Kandilli Kız Lisesi’nde okudum ve okulda çok güzel bir grubumuz vardı. Özellikle bahar aylarında okulu kırar, Boğaz turuna çıkardık. Bir gün matematik öğretmenimiz bizi yakaladı. Neyse ki o seferlik “Bir daha bu hatayı yapmazsanız sizi affederim” diyerek görmezden geldi.


SEDA SAYAN: Müdür “Ya okul, ya sahne” dedi. Sahne çalışmalarıma Çemberlitaş Kız Lisesi’nde okurken başlamıştım. Tabii gece sahne, gündüz okul yürümedi. Benim şarkıcı olduğum ortaya çıkınca da müdür yanına çağırdı ve “Ya okul, ya sahne” dedi. Ben sahneyi seçtim!


UĞUR YÜCEL: Babam dahi olmadığımı anlayınca sinirlendi. Kuzguncuk İlkokulu’ndan sonra, Beylerbeyi Ortaokulu ve Kadıköy Akşam Ticaret Lisesi’ne gittim. Eğitim dönemi unutulmuyor, askerlik anıları gibi... Kanlıca’da ilkokulu okurken, öğretmenim babama “Bu çocuk dahi” demiş. Sonra babam bana basit bir problem sordu, bilemedim. Öğretmenimle kavga ettiğini hatırlıyorum!