ARAS BULUT İYNEMLİ: TANINMAK HOŞUMA GİTTİ!

Aras Bulut İynemli adı, “Öyle Bir Geçer Zaman ki” dizisinde canlandırdığı Mete karakteri nedeniyle son dönemde sıkça anılır oldu.



Dizideki performansıyla dikkat çeken ve geleceğin starları arasında gösterilen genç oyuncu, tanınmaktan şimdilik gayet memnun!


Dizi öncesini ve bu kadroya nasıl dahil olduğunuzu biraz anlatır mısın?

- Ben “Öyle Bir Geçer Zaman ki”den önce altı-yedi reklamda rol almıştım. Yönetmenimiz beni o reklamlardan tanıyormuş. Deneme çekimine çağırdılar, ben de katıldım ve seçildim.

Dizi için okulunu dondurmuşsun. “Bu dizi tutmazsa bir yılım boşa gidecek” diye düşünmedin mi hiç?

- Okulumu yeni dondurdum sayılır. Yani dizinin tuttuğunu gördükten sonra... Hem okula hem de işe aynı anda konsantre olamayacağım için öğrenimime seneye devam etmeye karar verdim. Ailem ilk zamanlar biraz karşı çıktı, sonra kabullendi. Ben taklitler yaparak, Ata Demirer izleyerek büyüdüm. Lisede tiyatro yaptım. Şimdi ise buradayım. Oyunculuk hevesimi onlar da biliyorlardı.

Çekimler nasıl gidiyor?

- Yoğun gidiyor, açıkçası henüz tam alışamadım.

Sette en iyi kimle anlaşıyorsun?

- Çok samimi olduğum Farah (Zeynep Abdullah) ve Çağrı'yla (Atiksoy), yani ablalarımı oynayan arkadaşlarımla çok iyi anlaşıyoruz. Kardeş gibi olduk. Her şeyimizi paylaşıyoruz. Tatil günlerimizde bile görüşüyoruz. Bunun dışında setteki herkesle de aram iyi zaten.

METE'DE SEVGİ EKSİKLİĞİ VAR

İlk olarak tanındığını nasıl anladın?

- İlk bölüm yayınlandıktan sonra... Çağrı'yla dolaşıyorduk, yolda bir arkadaşımla karşılaştım. Ben onunla konuşurken yanımıza bir kadın geldi, “Dizinizi çok severek izliyoruz, çok güzel” dedi ve fotoğraf çektirmek istedi. Ardından “Ablanı da çok beğeniyoruz” dedi. Çağrı da o sırada yanımdaydı ama gözünde gözlük var diye tanımadı onu. Çağrı gözlüğü çıkarınca kadın şaşırdı hatta.

Başka enteresan hikayelerin var mı?

- Dizi yayınlandıktan sonra Facebook'tan 432 tane arkadaşlık isteği geldi. Ertesi gün bu sayı 1000'e ulaştı. Bu kadar kısa sürede nasıl böyle oldu anlayamadım. Bir de grup kurmuşlar, orada tartışıyorlar.

Ne konuda?

- Mete'nin babasına bıçak çektiği sahneyle ilgili. Bir grup hak veriyor, diğer grup ise “Her ne olursa olsun babaya öyle yapılmaz” diyor...

Sen Aras olarak Mete'nin, babasına bıçak çekmesini doğru buluyor musun?

- Mete'de sevgi eksikliği var. Küçüklüğünden beri babasını görmüyor. Hasta olduğunda bile yanında değilmiş. Şimdi onun en değerli varlığı annesi ve ablası. Onlara bir şey yapıldığında, korumacı davranıyor haliyle... Evin erkeği olmaya çalışıyor. 15 yaşında olduğu için de bunu tam anlamıyla başaramıyor ve eksikliğini yaşıyor. Bizim de ailevi tartışmalarımız oldu ama hiç sevgi eksikliği çekmedim. Benim ağabeyim de ablam da benden büyük. Onlar erken olgunlaşmamı sağladı. Hırçın bir ergenlik de yaşamadım.

BABAM BENİ ÇOK ŞIMARTTI

Peki Facebook'taki o ekleme taleplerini gördüğünde ne yaptın?

- Şaşırdım tabii. İlk önce eklemeye başladım. Sonra baktım 200-300 kişi kabul etmişim. Sonra insanlara teşekkür mesajı atayım dedim, bir baktım 2 saat geçmiş. Ona rağmen daha cevaplayamadığım birçok kişi vardı. Bu yüzden bıraktım ben de, çünkü ardı arkası kesilmiyor.

Babanla aran nasıl?

- Çok iyi. Çok şımartmıştır bizi. Mesela annem ekmek almamı istediğinde babam bana kıyamaz kendi giderdi.

Sen nasıl bir öğrenciydin?

- İyi bir öğrenciydim. İlkokulda Küçük Emrah taklidi yapardım. Sosyal ve girişkendim, derslerim de iyiydi. Lisede daha da açıldım. Tiyatro yapmaya başladım. Hatta lise 2'de tiyatro hocamız ağabeyimdi.

UÇAK MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİ ALIYORUM

Şöhretle birlikte hayatında ne gibi değişiklikler oldu?

- Çok bir şey değişmedi aslında. Hâlâ aynı şeyleri yapıyorum. 20 yaşındayım ve tanınmak hoşuma gidiyor. Ama yine de her seferinde kendimi sıfırlayıp işime konsantre oluyorum.

Hayalindeki meslek oyunculuk muydu?

- Oyunculuk değildi... Zaten uçak mühendisliği okuyorum. Uçakları seviyorum ve geleceğin mesleği olduğunu düşünüyorum. Bu iş olunca eğitimimi dondurmak zorunda kaldım. Ufakken pazarcı olmak istiyordum. Pazarcıların “Gel abla” diye bağırmaları hoşuma gidiyordu. Oyunculuğu çok seviyorum. Ağabeyim oyuncu, ablam ses sanatçısı. Hobiyi geçti artık, iş olarak yapıyorum. Zaman gösterecek ne yapacağımı. Ama anneme söz verdim; okulumu bitireceğim.

İş dışında neler yapıyorsun?

- Arkadaşlarımla görüşüyorum. Sinemaya gitmeye çalışıyorum. Oyunculuk dersleri alıyorum. Ümit Çırak'tan aldığım derslerin oyunculuğuma yüzde 50 etkisi olmuştur. Onun haricinde mandolin derslerim devam ediyor. Arada da dinlenmeye çalışıyorum.

KADERİM JAMES DEAN'E BENZEMESİN

Seni James Dean ve Jude Law'a benzetenler var. O konuda ne diyeceksin?

- James Dean 6-7 senede James Dean oldu, 24 yaşında öldü. Kaderi benzemesin ama ben de ona benzediğimi düşünüyorum.

Tanınmak özel hayatını olumsuz yönde etkiledi mi?

- Şapka takmaya başladım. Dönem filmi çektiğimiz için günlük yaşantımızda çok görünmememiz lazım. Özel hayat derseniz, bir kız arkadaşım olmadığından olumlu ya da olumsuz bir etki söz konusu değil.

Kız arkadaşın olacak kişinin hangi özelliklere sahip olması gerekiyor?

- Fiziksel çekim olmasını isterim. “Sadece zeki olsun yeter” diyenlere inanmıyorum zaten. Bunun haricinde anlaşabilmek çok önemli. Muhabbet edebileceğim, şakalaşabileceğim ama ciddi konuları da oturup konuşabileceğim birisini isterim.