FULYA ZENGİNER'DEN ÇARPICI AÇIKLAMALAR..

"Küçük Kadınlar" dizisinde başına gelmeyen kalmadı Yeliz'in. Üstelik iki kere tecavüze uğradı.



Ona hayat veren Fulya Zenginer, Türk toplumunun tecavüze bakışının "Fatmagül'ün Suçu Ne?"yle açığa çıktığını söylüyor ve meklektaşı Beren Saat'e sahip çıkıyor: "Beren Saat'e çok yükleniyorlar. Tanımıyorum ama çok saygı duyuyorum. Kimse sahnenin nasıl oynandığıyla ilgilenmedi"

Birbirine çok âşık bir anne ve babanın çocuğu Fulya Zenginer. Ama mutlu aile tabloları o 10 yaşındayken babasının akciğer kanserinden vefat etmesiyle karaya boyanmış. Annesi çocuklarının yanında hep güçlü olmuş. Fulya da annesine bakıp hayata karşı güçsüz yönünü hep saklamış. Oyunculuk yapmaya küçük yaşta karar vermiş. Önce figüranlık yapmış, ardından bölüm oyunculuğu, sonunda da "Küçük Kadınlar"da başrol olmuş. Şimdi 21 yaşında ve hayatta ne yapmak istediğini iyi biliyor. Sevişme sahnelerinde rol almayacağını söyleyen güzel oyuncu, "İnternette en çok tıklanan videonun Fulya Zenginer'in sevişmesi olmasını istemiyorum. Kurallarıma sadık kalarak bu işi yapacağım" diyor.


21 yaşındasmız ama oldukça olgun tavırlarınız var. Sizi ne olgunlaştırdı?
Çok mutlu bir ailede büyüdüm ama 10 yaşında babamı kaybettim. O gün içimde büyük şeyler yıkıldı. Çok güçlü bir annem vardı. Öyle bir kadının çocuğu asla güçsüzlüğü kabul edemezdi. Hayatımın her alanında güçlü olmak zorunda hissetmek de hırsı getirdi. Erken olgunlaştım.

"Küçük Kadınlar"da iki kere tecavüz sahnesi çektiniz. "Fatmagül'ün Suçu Ne?"de Beren Saat'in performansını nasıl buldunuz?

Fatmagül'deki tecavüz sahnesinde kötü bir şey görmedim. Beren çok iyi oynamış, hiçbir frikiği yoktu. Ama magazinel yönden çok kullanıldı. Maçta tezahürat, telefonlara mesaj oldu. Benim kurallarım var, öpüşme ve sevişme sahnelerinde oynamıyorum ama Beren'e saygı duyuyorum. Ona bu sahnelerden dolayı çok yüklendiler. Kimse sahnenin nasıl oynandığıyla ilgilenmedi. Bu Türk toplumunun tecavüze bakışının ne kadar acı verici olduğunu gösterdi. Sinirimden ağladım.

Beren Saat bu sahne için psikolojik destek almış. Peki, siz kendi sahneleriniz için almış mıydınız?
Ben öyle bir şey yapmadım. Hayatımda bir sahneden çok etkilendim. İkinci bölümde
babamın ölümünü öğreniyordum. Gerçekte onu yaşadığım için çok etkilendim. Ama zamanla oyunculukta bazı şeyleri aştım. Çünkü oyunculuk kendini bulmakla kaybetmek arasında çok ince bir noktadır. O an kendinde olmazsın ve başka birini bulursun. Ben o an onu yaşadım. O gün çok yıpramnca sahneyi orada bırakmayı öğrendim.

Hande Soral'la röportaj yaptığımızda setin psikolojik destekçisi olduğunu söylemişti. Size de destek oluyor mu?
Hayır, biz arkadaşız. Ben kararlarını kendi alan biriyim. Hayatta insanları umursamadan yaşamayı öğrendim. Herkesin fikrini dinler, haddinden fazla değer verirdim. Ama bu yanlışmış. Ben başkalarının fikrine bakarak hayatımda çok değer verdiğim insanı kaybettim.

Sevgilinizden ı mi ayrıldınız?
Kendi duygularıma değil, başkalarının fikirlerine baktım. Yanlış kararlar verdim. Artık hayatım konusunda kimsenin sözünü dinlemem. Bir de altı ay önce annemin akciğer kanseri olduğunu öğrendim. Bu iki olayın ardından kendi içime döndüm. Artık kendime alan yaratıyorum, onun dışına çıkmıyorum. Annem ameliyat oldu ve iyileşme sürecinde. İnsanları da yaşlarına göre değil, yaşanmışlığına göre değerlendiriyorum.

Peki, sevgilinizle barışma ihtimaliniz yok mu?
Galiba duygu yıpranması oldu. İki insan birbirine çok değer verince zarar da verebiliyor. Biz severek ayrılanlar grubundayız.


'Sezon sonunda diziden ayrılabilirim'

Üç senedir "Küçük Kadınlardasınız ve başınıza gelmeyen kalmadı. Sürekli ağlamaktan sıkılmadınız mı?
Yeliz karakteri zenginliği, fakirliği, hayatı umursamamayı, en acı dramları, tecavüzü bile yaşadı. Ben de bir oyuncu olarak kendi cesaret sınırlarımı onunla beraber aştım. Artık başka karakterler oynamak istiyorum. O nedenle sezon sonunda diziden ayrılabilirim.



Aşktan çabuk mu vazgeçiyorsunuz?
Aşk benim için çok değerli. İnsanların aşkı gündelik hayati arında su içmek gibi gördükleri bir dönemdeyiz. Bir şeyleri sıradan aştırmak insanı mutsuz eder. Aşkta bencil olamam ve onun için pek çok şeyden vazgeçebilirim. Aşk, sevdiğiniz kişiyi yüz kişinin arasında bile olsa görebilmektir.


Çocukluk hayaliniz neydi?
İnanmayacaksınız belki ama dansöz olmaya niyeti iydim. Daha sonra Filiz Akın filmlerinden etkilenip "Oyuncu olacağım" demeye başladım. Ailem beni bu ortamdan korudu. Çünkü psikolojim bozulabilirdi. Benim çocuğum olduğunda da 18 yaşına gelene kadar onu bu sektöre sokmam. Kesin konuşuyorum. Annem de bana "Üniversiteye girersen izin veririm" dedi. Lisede derslerimin çok iyi olduğunu görünce de kabullendi ve bir figürasyon ajansına yazıldım. Figürasyon yaparkenbiliyordum, bir gün ben de ana karakter oynayacaktım. İki sene içinde tiyatro eğitimi aldım, ardından da bölüm oyunculuğu, yan karakter ve başrol oldu.