Saruhan Hünel'den güldüren savunma!

Oyuncu Saruhan Hünel'in, gazeteci sevgilisi Edda Sönmez'e Pascal Nouma ile fotoğraf çektirdiği için şiddet uyguladığı ortaya çıkmıştı.



Konuyla ilgili ilk kez açıklamada bulunan Hünel, "Bu bana karşı yapılan bir darbe girişimidir. Paris'in 13 Kasım'da bombalanması ve ikiz kulelerin yıkılışı gibi benim yüreğimin, hayatımın, kalbimin, duygularımın, şahsımın yıkılışıdır" dedi.

Öncelikle bütün hanımefendilerden, bütün annelerden, bütün kardeşlerimden, sevenlerimden ve Türk halkından özür diliyorum" kelimeleriyle başlayan Saruhan Hünel'in açıklamasının tamamı şu şekilde:

Hani meşhur biz söz vardır 'Masum Anadolu'nun saf çocuğu' diye. Belki de beni en iyi ifade eden bu deyimdir. Hani pozitif anlamda saf olduğumu, temiz olduğumu biliyordum ama bu kadarına da ben de pes dedim. Yani bu kadar negatif saf olacağımı da hiç düşünmemiştim. Benim mesleğim aktörlüktür. Birçok dizide pek çok televizyon yapımında başrol oynadım. Ama bu defa kendimi saflığımdan istifade edilerek, önceden bilmediğim, okumadığım, mutlu olmadığım bir senaryonun başrol oyuncusu olarak buldum. Belki de ilk kez okumadan bir başrol oynadım.

Bu yapımın seti hayattı, hayatın da ta kendisi idi ve bana biçilen başrol de eski Türk filmlerindeki kötü adam Erol Taş'tı. İlk defa gıyabımda yazılan ve bir hedefe ulaşmak için, kurban olarak seçildiğim başrolü oynadım. Tabii burada benim de hatam yok değil. Ben uyanık olup; tabiri caizse bu kötü komployu, aslında figüran olarak seçildiğim başrolü oynamayıp, hayatın ve bu komplonun farkına varmalıydım, böyle bir hataya düşmemeliydim.

Kamuoyunda günlerdir aleyhime yürütülen ve kamuoyunun da benim de çok hassas olduğum bir hususta karalama kampanyasının kurbanı olmamalıydım. Somut olaya gelince benim de hassas olduğum hanımefendilerle ilgili hiç tasvip etmediğim şiddet karalamasının konusu da olmamalıydım.

Ben böyle bir şey yapmadım. Yapanı da asla tasvip etmedim. Gerçekten böyle bir şey içerisinde ismim anıldığı için çok üzgünüm. Ama maalesef ki hayat bazen insanı böyle imtihanlara maruz bırakabiliyor. Ben bu imtihandan alnımın akıyla çıkacağımdan eminim, buna gönülden inanıyorum. Gazetelerde yazılanların tek bir satırı bile doğru değildir. Şu anki teknolojik koşullarda mesaj diye telefonlara yerleştirilen programlarla her türlü komplonun yapılabildiğini ne yazık ki bu kötü tecrübeyle öğrendim.

Resim teknolojik olarak harflerin dahi ayrıştırılmasının ve montajlanmasının mümkün olduğunu duyardım da başıma geleceğini bilmezdim. Bu teknolojinin; kendisinden ayrılmak istediğimi ifade etmenin etkisiyle kötü niyetli bir gazetecinin ellerine terk edilmesinin ve intikam tepkisinin sonuçlarım en acı bir şekilde yaşamış bulunuyorum. Kötü niyetli bir gazetecinin kampanyasıyla yapılan bu haberler, 'reklamın iyisi kötüsü olmaz' sözünü de bir kez daha akıllara getirmiştir.