Pekin ve Parlak beyazperdede buluştu!

Pekin ve Parlak beyazperdede buluştu!

Sizin hayatınızda nasıl bir baba karakteri vardı? - Böyle bir baba olamaz! Tatlı mı tatlı biri. Bana hep arkadaş oldu. Çocukluğumda her şeyi anlayışla karşıladı. Gençliğimi yaşamama izin verdi. O bana bu özgürlüğü verince ben onlara karşı hep dürüst oldum. Nereye gittiğimi, aşağı yukarı ne zaman evde olacağımı hep haber verdim. Tiyatroya ilgi duyduğumu söyleyince de destek oldu.

Pekin ve Parlak beyazperdede buluştu!

Pekin ve Parlak beyazperdede buluştu!

Pekin ve Parlak beyazperdede buluştu!

30 yaşınıza yeni girdiniz. 30 yaş krizi geçirdiniz mi? - “Ben daha çok küçüğüm, yapacağım çok şey var; olamaz, ben 30 olamam” dedim! Ama oldum. Gerçekten garip bir kaygıya kapılıyor insan. Görüntü aynı görüntü ama 30 yaş biraz büyük duruyor. O kadar büyüdüğüne inanamıyorsun. Kendimi hazır hissetmiyorum durumunu yaşadım sanırım. Erkekler hep “kadınların en güzel dönemi 30’undan sonra başlar” der. Siz bunun sinyallerini almaya başladınız mı? - Artık meselelere daha sakin yaklaşabiliyorum.

Pekin ve Parlak beyazperdede buluştu!

BÜLENT EMRAH PARLAK: HAYAT HEM TOKAT ATTI HEM MADALYA TAKTI “Mutlu Aile Defteri”ni izledikten sonra seyirci salondan nasıl ayrılacak? - Benim öngörüm, seyirci mutlu çıkacak salondan. “İyi bir film izledik” diyecek... Siz nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz? - Ailenin ortanca çocuğuyum, bir abim ve kız kardeşim var. Onlara göre daha hareketli, sokakla ilgisi olan, akıllı, aklı çakallığa basan bir tip. Her oyuncunun oynamak isteyeceği bir karakter diyebilirim.

Pekin ve Parlak beyazperdede buluştu!

Pekin ve Parlak beyazperdede buluştu!

“Mutlu Aile Defteri”ne sizi en çok ne çekti? - Hikaye. Son zamanlarda okuduğum güzel senaryolardan biriydi. Aile üzerinden anlatılan, bizim toplumumuzun dinamiklerini barındıran öyküleri çok seviyorum. Bunda da böyle bir tat olduğu için çok hoşuma gitti. Büşra Pekin’le çalışmayı özlemiş misiniz? - O bizim kuşağımızdaki en değerli kadın oyuncularından biri. Çok yetenekli. Her şeyi yapabilir, her şeyi oynayabilir. Onunla çalışırken hiç zorlanmazsınız. Bir kerede anlar. Sahnede sıkıntı yaş

Pekin ve Parlak beyazperdede buluştu!

BAZEN KENDİME BİLE TAHAMMÜL EDEMİYORUM Siz oyunculuğu kendinize meslek olarak seçtiğinizde kaç yaşındaydınız? - Sanıyorum konservatuvara girdiğim anda başladı. 22 yaşındaydım. O zaman konservatuvara girmek sizin planınız değildi. Öyle mi? - Planlı değildi. Ben aslında başka bölümlerde okudum bıraktım, okudum bıraktım. Biraz hareketli, hızlı bir hayatım vardı. Ama tiyatro hep bir kenarda duruyordu benim için. Çalışmalara katılıyordum, öğrenmek istiyordum ve hep okuyordum onunla ilgili.

Pekin ve Parlak beyazperdede buluştu!

Pekin ve Parlak beyazperdede buluştu!

O zamana kadar neler yaptınız peki? - Açık öğretimde kamu yönetimi okudum, bıraktım. Bir de edebiyat bölümünü kazanmıştım, kayıt yaptırmadım. Bölümler kazanıyordum ama gitmiyordum. Aileniz ne iş yapar? - Annem ve babam devlet memuru. Kime benzersiniz, kimin genleri daha baskın? - Anneme benzerim.

Pekin ve Parlak beyazperdede buluştu!

Nasıl bir karakterdir anneniz? - Çok baskın, yılmayan, 40 yaşından sonra üniversite bitiren, çok çilekeş, çocukları için her şeyi yapabilecek bir anne. Bizleri büyütürken çok çile çekti. Ben düşünüyorum da annemin yaptıklarını ben yapamam. Siz nasıl kadınlardan hoşlanırsınız? - Ben anneme benziyorum. Hayatta baskınım ve ilişkilerimde de baskın bir karakterim. Annem gibi birini istiyorum ama bazen kendime bile tahammül edemiyorum.

Pekin ve Parlak beyazperdede buluştu!

İLGİDEN ŞİKAYET ETMEK GİBİ BİR AHMAKLIĞA GİRMEM Uzun bir ilişkiniz var. Peki, evlilik var mı ufukta? - Hep “bilmem” diye cevaplıyorum bunu. Çünkü bir tuhaf geliyor bu soru. Kız arkadaşımla beraberiz, bunun için bir de belediyeye başvurmamız gerekmiyor. Ama karşı da değilim. Bir gün evlenmek isteyebilir, benim de düğünüm olsun diyebilirim. Çocuk ne kadar uzağınızda ya da yakınınızda? - Bazen çok uzak, bazen çok yakın. Sanıyorum genlerle ilgili bir şey. 33 yaşındayım, benim de bir çocuğu

Pekin ve Parlak beyazperdede buluştu!

Peki, hangi fikir uzaklaştırıyor sizi çocuktan? - Sorumluluk fikri. O doğmadan önce onun hayatını güvence altına almalıyım. Onu görebileceğim zamanı ayırabilmeliyim. İhmal edersem çok kötü olur. Kızmaz mı bana? İhmal edebileceğimi düşündüğüm için korkuyorum. Ün-şöhret sizin için ne ifade ediyor? - Hayat değişikliğini ifade ediyor. Herkes gibi sokakta dolaşamamak anlamına geliyor. İnsanlar sizi tanıyor, fotoğraf çektirmek istiyor, size birkaç kelam bir şey sormak istiyor.

Pekin ve Parlak beyazperdede buluştu!

Pekin ve Parlak beyazperdede buluştu!

BÜŞRA PEKİN: SADAKATSİZLİK BAZI DURUMLARDA GEREKLİ Sadakat sizin için nasıl bir kelime? - Ben üniversitede tezimi sadakat ve sadakatsizlik üzerine inceledim. O yüzden bu kelimeleri daha fazla duymak istemiyorum. Bayağı ciddi bir tez hazırladım ve onun üzerine iki karakter oynadım. Sadakat ve sadakatsizliğin, insanoğlu ve hayvanlara özgü bir şey olduğunu anladım. Sadakatsizlik, baktığınızda çok can sıkıcı gibi duruyor.

Pekin ve Parlak beyazperdede buluştu!

BÜLENT EMRAH PARLAK: BU İMAJI KENDİM İSTEDİM Saç-sakal değişince de tanıyorlar mı? - Ses tonundan, gözlerden tanıyorlar. Şaşırıyorlar. Bir proje için mi bu değişiklik? - Hayır, ben kendim istedim.

Pekin ve Parlak beyazperdede buluştu!